Eğitim Bir Sen Samsun Şubesi olarak 02.01.2009 Cumartesi günü sendika binamızda yöneticilik sınavında başarılı olarak, ilimizde ve Türkiye’de dereceye giren yönetici adaylarımız için ödül töreni düzenledik ve birtakım etkinliklerde bulunduk.
Eğitim Bir Sen Eğitim ve Sosyal İşler Genel Sekreteri Esat Tektaş, Samsun Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Necmi Macit, Samsun Eğitim Bir Sen Şube Yönetim Kurulu, MEB Okul Öncesi Eğitimi Daire Başkanı Recep Sula, İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Davut Numanoğlu, Atakum İlçe Milli Eğitim Müdürü Seyfettin Mayuk, Milli Eğitim İlçe Şube Müdürleri Cengiz Çelik, Aydın Peker, Ahmet Özker, İlçe Yönetim Kurulu Üyelerimiz ile İlimizde yöneticilik sınavını kazanan üyelerimiz katıldığı toplantıda, yöneticilik sınavında Samsun ve Türkiye derecesi yapanlara ödülleri takdim edildi.
Müdür Yardımcılığı sınavında Samsun 1.si ve Türkiye 2.si olan Şube Yönetim Kurulu üyemiz Mehmet Çalışkan Ödülünü MEB Okul Öncesi Eğitimi Daire Başkanı Recep Sula’dan aldı, Sınavda 2. olan Bilgen Acar, 3. olan Rasim Nerse’ye ödülleri takdim edildi. Müdürlük Sınavında ilk üç dereceye giren Cengiz Çetinkaya, Berati Aydın, Veysel Kırcalı, Yıldıray Baş, Telat Aktaş, Halil İbrahim Kılıçaslan’ın ödülleri ilçe milli eğitim müdürleri tarafından verildi.
Ödül töreni esnasında Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Necmi Macit yaptığı konuşmada şunlara değindi;
Yanlış Hesap Bağdat’tan Değil, Bizden Dönüyor.
Sendikacılığı iyilikleri artırmanın ve kötülükleri engellemenin izdüşümü olarak algılayanların sorumluluklarını yerine getirmek gibi bir ödevi vardır. Sendikacılık kendi kendine söylenenlerin değil, inisiyatif alıp söyleyenlerin işidir
“dünyaya nizam gelsin diyenlerin gayreti başkasından beklemek gibi bir lüksü yoktur”
İnsanları kutuplaştıranların, sendikacılığı kavga zemininde rekabet olarak algılayanların tersine rekabet zemininde hizmet odaklı çalışan bir sendikayız. Sadece tepki değil, aynı zamanda teklif üreten yeni bir sendikal yaklaşımı toplumun belleğine sunuyoruz. Çözülmesi gereken bir yığın sorunumuz var fakat güvenlik güçleri ile milletin arabası, esnafın camı ve kaldırımın taşı ile hiçbir sorunumuz yok
Eğitim Bir Sen’in, eğitimcilerin taşıması gereken vakar ve üslup ile olaylara yaklaşmaktadır. Sendikayı siper ya da payanda olarak algılayanların aksine kamu vicdanını yerine getiriyor olmanın temel şartının bağımsızlığı korumaktan geçtiğini düşünüyoruz. Onun için içimize de işimize de kimseyi karıştırmıyoruz. Türkiye’de sendikal anlamda olumsuz bir yığın örnek var. Genel Başkanları siyasiler tarafından tokatlanarak alaşağı edilenlerden tutunda sendika büroları teröre yataklıktan baskın yiyip yöneticileri içeri alınanlara, darbecilere ev sahipliği ya da yoldaşlık yapanlara kadar ders çıkarılması gereken kirli bir sendika tarihi söz konusudur işte Eğitim Bir Sen bu sendikal ezberi bozmuştur.
Sivil, özgürlükçü, medeniyet değerlerimizle barışık, bağımsız bir sendika örneği sergiliyoruz. Milli Eğitim’de yetkiyi almış, Sizlerin gayretleri ile Genel Yetkiyi mutlaka alacak olan güçlü bir Eğitim Bir Sen var. Sendikacılığı birilerinin talimatı ile yapanlar ile çalışanın ve toplumun genel çıkarları için yapmayan herkes hesabını artık gözden geçirmelidir. Millete tuzak kuranlara ev sahipliği yapanlar, darbecilere ırgatlığa yelteneler akıllarını başlarına almalıdırlar. Meydan artık boş değildir milletin değerleri ile kavgası olanlar unutmamalıdır ki, artık yanlış hesap Bağdat’tan değil, bizden dönüyor.
Müdür ve Müdür Yardımcılığı sınavlarında şube olarak birinci sınıf hizmet ürettik Eğitim Kurumları Müdür ve Müdür Yardımcılığı sınavlarına katılacakları hazırlamak için düzenlemiş olduğumuz kursumuz yoğun bir katılımla gerçekleşti. Programımız süresince kursiyer arkadaşlarımıza sadece sınava hazırlık kursu vermekle ve deneme sınavları yapmakla kalmayıp, kaynak ve doküman ihtiyaçlarını da karşıladık. Kursumuzun sonunda düzenlediğimiz bir programla katılımcı arkadaşlarımıza belgeleri takdim ettik.
İdarecilik sınavları öncesinde verilen eğitim kurslarına yaklaşık 100 kişinin katıldığını, 2001 yılından bu yana İdareci Atama Yönetmelikleri'nin hiç birisinde istikrar sağlanamadığını ifade eden Macit, "Çıkartılan her yönetmelik için bazı sendikalar içeriğine bakmadan, iyi yada kötü yanını hiç tartışmadan hemen idare mahkemelerine veya Danıştay'a koştular ve yürütmeyi durdurma kararı çıkarttılar. Her seferinde yönetmelik iptal olmuş, yapılmış atamalar daha geriye dönük olarak iptal edilmişti. 2007'deki yönetmeliğin yürütmeyi durdurma kararı neticesinde geriye dönük 2005 ve 2006 atamalarını nasıl iptal kapsamına aldığını görmüştük. 2005 sınavlarını kazanıp ataması hala yapılmayan arkadaşlarımızın hukuki mücadelelerini sürdürüyoruz. Yapılan atamaları beğenmeyip mahkeme kapılarından geri gelmeyenlerin bu sevdadan vazgeçip, 'eğitim ve öğretime nasıl katkı sağlar ve nasıl kalite getiririz' diye kafa yormalarını öneriyoruz
Müdür yardımcılığı ve müdürlük sınavlarından hemen sonra kurduğumuz bir ekiple sınavda çıkan sorular ve cevapları sitemizin forum bölümünden anında paylaşarak dev bir hizmete daha imza attık. Samsun Eğitim Bir Sen olarak üyemiz olsun olmasın bize müracaat eden tüm arkadaşlarımızı bu çalışmalardan yararlandırdığımız gibi 2 yıla 1 kademe verilmesi hakkından mahrum bırakılan ve 2005 sınavını kazanıp atanamayan Samsun ve Türkiye genelindeki tüm eğitimci arkadaşlarımız için verdiğimiz zorlu mücadele ve kazandığımız davalarla haklarının iadesini sağlamıştık. Sadece üyelerimizin değil tüm eğitim çalışanlarının da yararlandığı bu özverili çalışmalarımızla bir kez daha sendikacılığın nasıl yapıldığını göstermiş olmanın haklı gururunu yaşıyor, Güçlüyü değil haklıyı güçlü kılmanın mücadelesini vermeyi sürdüreceğimizi tüm içtenliğimizle beyan ediyoruz.
Yetkili sendika olarak Bakanlığın Kurum İdari Kurullarına katıldık ve geçtiğimiz yıllarda hiçbir sendikanın başaramadığını başardık 21 maddeyi imza altına aldık ve onların takipçisiyiz’’ dedi.
Macit’in konuşmasından sonra Eğitim Bir Sen Eğitim ve Sosyal İşler Genel Sekreteri Esat Tektaş yaptığı konuşmasında şunlara değindi;
Önemli ve bir o kadar da güzel ilimiz olan Samsun’a gelmenin, aranızda olmanın mutluluğunu yaşamak istemiştim ki; örgütümüz içerisinde önemli yeri olan Samsun Şubesi’nin gerçekleştirdiği bu anlamlı programda bulunmanın mutluluğunu yaşamak da ayrıca nasibimiz oldu.
Ben öncelikle bu programı gerçekleştiren Şube Başkanımızı, Şube Yönetim Kurulumuzu tebrik ediyorum. Ayrıca ve özellikle, bu güzel, insanı onurlandıran, Eğitim-Bir-Sen farkını, Samsun Şubesi farkını ortaya koyan, gayretleri, azim ve kararlılıklarıyla; sonuçta da elde edilen başarıyla bu programın gerçekleştirilmesine vesile olan yöneticilik sınavlarında sınav kazanan eğitim yöneticisi arkadaşlarımı tebrik ediyorum.
Genel Merkezimizin yaptığı kurs hazırlık dokümanları ve deneme sınavları paralelinde Samsun Şubemizin yöneticilik sınavlarına yönelik açtığı kurslar, kurslarda göstermiş olduğu performans ve ciddiyet, doğal olarak bu gün burada paylaştığımız mutlu sonucu oluşturmuştur. Bu, işini iyi yapmak demektir. Samsun Şubemiz, işini iyi yapmıştır. Diğer bir ifadeyle Samsun Şubemiz, iyi bir iş daha yapmıştır. Tekrar hepinizi kutluyorum, başarılarınızın artarak devam etmesini diliyorum ve buna inanıyorum.
Kuruluşumuzdan bu güne sürekli, insanı merkeze alan, değerlerimiz merkezli bir hizmet anlayışıyla amaçlarımızı gerçekleştirmenin mücadelesini verdik.
Bu onurlu mücadelede çok önemli aşamalar kat ettik, önemli dönemeçleri geride bıraktık.
Önemli ve başarılı hizmetleri hep birlikte gerçekleştirdik. İlklere birlikte imza attık.
Gerek Memur-Sen, gerekse Eğitim-Bir-Sen olarak ülkemizin en büyük sendikası, en büyük konfederasyonu, en büyük sivil toplum örgütü haline geldik. Amaçları bizlerle örtüşen eğitim-öğretim-bilim çalışanlarının birliğini, diriliğini, gücünü, önemini, kıymetini, niteliğini, bizleri tanıyan tanımayan herkese gösterme fırsatını oluşturduk.
Böylece; hem örgütlü olma bilincini, hem en büyük örgüt olma sorumluluğumuzu Eğitim-Bir-Sen camiamıza kazandırdık.
Tüm çalışmalarımızı, potansiyelimizin var olduğuna inanarak, mevcut potansiyeli harekete geçirme sorumluluğuyla yaptık.
Amaçlarımızı gerçekleştirme yolundaki gayretlerimiz sebebiyle eğitim çalışanlarının sendikamıza yönelişine şahit olduk, olmaktayız.
Eğitim-Bir-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nda almış olduğumuz yetkiyle oturduğumuz Kurum İdari Kurulu’nda; çalışanların lehine çıkarmış olduğumuz çok önemli 21 maddelik kararla, idareye karşı açtığımız ve kazandığımız onlarca mahkeme kararıyla, ilgili kurum yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerle; çalışanların lehine dönüştürdüğümüz birçok uygulamayla, çalışanların hak ve menfaatlerini korumanın daima takipçisi olduk, olmaya devam edeceğiz.
Yine bu bağlamda Türkiye’de ilk defa Eğitim-Öğretim-Bilim Hizmet Kolu Çalışanları Sorunları ve Çözüm Önerileri Şûrası’nı yine bizler gerçekleştiriyoruz. Aralık 2009’da tüm şubelerimizde başarıyla tamamladığımız İl Şûraları’na, Samsun Şubemizin verdiği önem ve katkı takdire şayandır. Bu vesile ile İl Şûrası Yürütme Kurulu’nu, komisyonlarda ve İl Şûra Kurulu’nda emeği olan tüm arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.
Şûra çalışmalarımız 9 Ocak 2010’da Bölge Şûrası olarak on bir şubemizde; 6/7 Mart 2010’da ise Ankara’da Şûra Genel Kurulu olarak tamamlanacaktır. İşte arkadaşlar kalıcı ve anlamlı çalışmalar bunlardır.
Oysa bazı sendikalar değil üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak; sadece sendika üyelerine toplu görüşme pirimi olarak verilen 5–10 lirayı bile çok görmüşler, konuyu CHP’ye sipariş vererek Anayasa Mahkemesi’nden iptal kararı çıkarttırmışlardır. Sendikal anlamda sağlanacak her türlü maddi ve moral kazanımların Eğitim-Bir-Sen’in güçlenmesine yarayacağı hesabıyla bu yola girenler aslında kendi tükenmişliklerini ilan etmektedirler. Eğitim-Bir-Sen yine her zaman olduğu gibi gücüne güç, heyecanına heyecan, hizmetlerine hizmet katarak devam edecektir.
Toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesi’ne götürülsün diye sipariş veren sendikaya ve CHP’ye ve Anayasa Mahkemesi’ne, seçimlerde devlet bütçesinden CHP’ye ödenen milyonlarca lira paranın hangi hakla verildiğini, bu paraları alanların ise hangi anlayışla aldıklarını soruyorum.
Eğitim-Öğretim-Bilim hizmetlerinin daha nitelikli olması için birçok seminer, panel, kurs, sempozyum ve Uluslararası Eğitim Felsefesi Kongre’si gerçekleştirdik. Bu gün burada yaşadığımız mutluluğun arkasında bu faaliyetlere verdiğimiz önem yatmaktadır. Elbette bu hizmetler artan sıklıklarla, daha büyük programlarla devam edecektir. Sendikacılığı, Eğitim-Bir-Sen’e çamur atmaktan ibaret sayan acizler, bu farkımızı görmek durumundadırlar. Aksi halde hem kendi örgütlerine, hem de örgüt mensuplarına yazık etmiş olacaklardır. Ülkemizin en büyük, en güvenilir sivil toplum örgütü olarak; demokrasi karşıtı güçlere, darbe heveslisi süreçlere karşı verdiğimiz mücadele; Ortak Akıl Mitingleri ile ortaya koyduğumuz tavır; milli iradeden yana olan eylem ve etkinliklerimiz, demokrasiden yana olan herkesin her kesimin takdirini kazandığı artık bilinen ve övündüğümüz bir gerçektir. Manevi değerlerimizle kavgalı olanlara, derin ve kirli ilişkilerle ülkemizde kaos oluşturmaya kalkışanlara fırsat vermemek için; ülkemizde birliğin beraberliğin, huzurun, kardeşliğin, demokrasinin devamı için yolumuza daha emin adımlarla devam edeceğiz. Bu birikim, bu kararlılık, bu sorumluluk tüm örgüt birimlerimizde mevcuttur. Tüm üyelerimizde mevcuttur. Bu çalışmalarımız inşallah 15 Mayıs 2010’da Eğitim-Bir-Sen’i genel yetkiye taşıyacak ve hayırlı hizmetlerimizi daha büyük bir güçle yapmamıza vesile olacaktır.
6 Ocak 2000 tarihinde kurucu genel başkanımız Mehmet Akif İnan aramızdan ayrılmış, Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Bu günler ölümünün onuncu yıl dönümüdür. Bu vesile ile kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhu şad olsun.
Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum’’ dedi.
Toplantı sonrasında yöneticilik sınavını kazanan üyelerimizle birlikte yönetici atama sürecinde izleyeceğimiz politika üzerinde görüşmeler yaptık, Tercih sürecinde istişare içerisinde hareket etme kararı aldık.Genel Sekreterimiz Esat Tektaş yönetici adaylarının sorusu üzerine yönetici atamada sürecin 4 Ocak 2010 itibarıyla başlayacağı bilgisini verdi.








|